EasyTone'larımı ayağıma geçirdiğimden beri yürüyüşüm de duruşum
da değişti. EasyTone, hem ayaklarımı rahat ettiriyor hem de bacak kaslarımı
%11, kalçalarımı %28 daha fazla çalıştırıyor!
Benim gibi güzel bacaklara sahip olmak isteyen Miaposta
üyelerine bir müjdem var: 15-30 Eylül 2009 tarihleri arasında "Neden
Reebok EasyTone senin olmalı?" sorusuna en iyi cevabı veren 3 Miaposta
üyesi 174 TL bedelindeki Reebok EasyTone 'u kazanıyor.
Yarışma, en az 75 kelimeden oluşacak cevabını
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
adresine ayakkabı numarası ile beraber gönderen tüm Miaposta üyelerine
açık. Kazanmak için tek yapman gereken Reebok'ı EasyTone'un neden senin olması
gerektiğine inandırman. Sen neden EasyTone'u istiyorsun?
Reebok EasyTone' a ihtiyacım var çünkü;
Hayatımın her döneminde bir Reebok spor ayakkabım oldu.
Hatta Türkiye'de çok popüler değilken bile babamın Italya'dan getirdiklerini
giyerdim, küçükken de çok severdim ve çok rahattı. Ama artık büyüdüm ve bu
zamanlarda daha çok rahata ihityacım var çünkü topuklu ayakkabılardan
yorulduğumda acımı hafifleticek bir spor ayakkabıya ihtiyacım var. Ayrıca ince
bacakalarımın yürürken normalden daha fazla çalışmasını da istiyorum. Yani
küçüklük günlerimi hatırlamak için ve güzel bacakalrımı koruyabilmek için
Reebok EasyTone'a ihtiyacım var. Bu maili gönderdiğim andan itibaren Reebok
EasyTone 'lu günlerimin hayalini şimdiden kurmaya başladım
Sevgili Reebok EasyTone,
Daha bu sabah seni arkadaşımın ayağında gördüm ve
bayıldım.
Benim olmalısın diye düşündüm ve Mia'dan posta geldi!!!
Bu bir tesadüf olmalı ve Reebok EasyTone benim olmalı.
Renk tonların tam istediğim gibiydi.
Sen benim arayıp da bulamadığımdın.
Bana çok yakışacaksın.
Benim de duruşum değişecek.
Bacak kaslarım sayende daha iyi çalışacak.
Seninle spor yapmak çok ayrıcalıklı olacak.
Bana ayrı bir hava katacaksın.
Adın da çok güzel.
Çok havalı :))
Seni anlatırken bile çok mutlu oldum ben...
On üç
yaşındayken vitrinde gordüğüm pembe siyah spor ayakkabılarla Reebok aşkım
başladı. Sonra ilk gençlik ve universite hayatım hep Reebok'la geçti. Kotlarla, şortlarla, yağmurda, güneşte, rüzgarda Reebok'lar hep benim en iyi arkadaşlarım
oldu. İş hayatının başlamasıyla ne yazık ki artık gardrobumda daha çok topuklu
ayakkabı, ajandamda spora ayıracak daha az zaman vardı. Ama Reebok EasyTonelarimi haftasonları ayağıma geçirdiğimde hem normal ayakkabılardan daha
kısa surede sıkı kalçalara ve düzgün bacaklara sahip olurum, hem de ayağımda her
daim stilettolar varmışçasına düzgün bir duruşum olur. Boylece daha ince
basenlere sahip olma rüyam Reebok tarafından gerçekleştirilir. EasyTone bence
iş hayatının yoğunluğu nedeniyle spor yapmaya ne yazik ki yeterince vakit
ayıramayan ama incecik bacaklara, düzgün kalçalara sahip olmayi duşleyen bir
kadına, yani tam da bana göre. Kisacasi Reebok EasyTone benim olmalı!