|
On üç
yaşındayken vitrinde gordüğüm pembe siyah spor ayakkabılarla Reebok aşkım
başladı. Sonra ilk gençlik ve universite hayatım hep Reebok'la geçti. Kotlarla, şortlarla, yağmurda, güneşte, rüzgarda Reebok'lar hep benim en iyi arkadaşlarım
oldu. İş hayatının başlamasıyla ne yazık ki artık gardrobumda daha çok topuklu
ayakkabı, ajandamda spora ayıracak daha az zaman vardı. Ama Reebok EasyTonelarimi haftasonları ayağıma geçirdiğimde hem normal ayakkabılardan daha
kısa surede sıkı kalçalara ve düzgün bacaklara sahip olurum, hem de ayağımda her
daim stilettolar varmışçasına düzgün bir duruşum olur. Boylece daha ince
basenlere sahip olma rüyam Reebok tarafından gerçekleştirilir. EasyTone bence
iş hayatının yoğunluğu nedeniyle spor yapmaya ne yazik ki yeterince vakit
ayıramayan ama incecik bacaklara, düzgün kalçalara sahip olmayi duşleyen bir
kadına, yani tam da bana göre. Kisacasi Reebok EasyTone benim olmalı!
|